Bugün çok güzel bir sabaha uyandım. Çünkü bugün akşam saat sekizde basketbol maçım var. Sabah hemen yatağımdan kalktım ve kahvaltı yapmaya gittim. Kahvaltımda protein ve vitamin içeren şeyler yiyordum. Örneğin yumurta, peynir ve zeytin. Kahvaltımı bitirince anne ve babama söyleyip çalışmak için mahalledeki basketbol sahasına gittim. Yanımda kuzenim Ali Miraç da vardı. Beraber turnike, blok, savunma, hücum ve şuta çalıştık. Çalışmamız bitince beraber eve döndük.
Eve vardığımızda odama çıkıp bir iki saat uyudum. Maçtan iki saat önce kalktım ve maç için çantamı hazırlamaya başladım. Çantamda basketbol ayakkabılarım, maç formam ve yedek kıyafetlerim vardı. Maça bir saat kala yemek yiyip yola çıktım. Bu benim ilk maçımdı, o yüzden bu maç benim için önemli bir maçtı. Beni izlemeye Ali Miraç, babam, annem ve abim geliyordu. Maç sahasına vardığımızda soyunma odasına gidip hazırlandım. Hazırlandıktan sonra sahaya geçtim. Sahaya vardığımda arkadaşlarım çalışmaya başlamışlardı. Ben de hemen yedek kulübesine suluğumu bırakıp yanlarına gittim. Bir süre sonra koçumuz geldi ve hep beraber yedek kulübesine gittik. Yedek kulübesinde koç bize planlar anlattı.
Koç sözünü bitirince düdük çaldı ve maçta oynayacak ilk beşli sahaya çıktı. Hava atışına uzun bir arkadaşım çıkacaktı. İlk düdük çaldı ve maç hava atışıyla maç başladı. Hava atışında arkadaşım topu almıştı. İlerledi ve sıkışınca pas vermek zorunda kaldı. Pas verdiği arkadaşım çok güzel bir turnike ile ilk basketi attı. Maç böyle devam ederken koç beni yanına çağırdı ve bana “Mehmet ile yer değiştir. ” dedi. Ben hemen kabul edip arkadaşım Mehmet ile yer değiştirdim. Oyuna girdiğimde hata sayısı kullanıyorduk. Ben hemen pozisyonunu alıp pas istedim. Arkadaşı bana pas verdi. Ben hiç heyecan yapmadan hızlıca topu sürmeye başladım. İki kişiyi geçtikten sonra ilk maçımdaki ilk basketimi attım. Sonra sevinerek hep beraber savunmaya geri döndük. Karşı takım hücuma başladığında hemen benim oyuncumu bulup onu savundum. Top benim oyuncuma geldiğinde daha çok koruma pozisyonuna girdim. Oyuncum tam şut çekecekti ki ona blok yaparak şut çekmesini engelledim. Top takım arkadaşıma geçmişti. Sonra arkadaşım sıkışınca tekrar bana pas attı. Potaya yaklaştığımda şut çekecekmiş gibi yapıp arkadaşıma pas verdim. O da basketi attı. Biraz zaman geçtikten sonra koç benim yorulduğumu anlayıp benim yerime başka bir arkadaşımı oyuna soktu. Maç böyle ilerledi.
Son düdük çaldığında herkes skor tablosuna baktı: 40-30! Biz yenmiştik. Biz çok sevindik. Sahadan çıkarken karşı takımın oyuncularını tebrik ettim. Soyunma odasına gittiğimizde koç ufak bir konuşma yaptı. Konuşma bitince herkes üstünü değiştirip çıktı. Arabaya gittiğimde arabadakiler beni tebrik etti ve eve gittik. Eve gittiğimizde yemek yiyip çok yorgun olduğum için hemen yatıp uyudum. Sabah kalktığımda ailemle beraber kahvaltı yaptık.

AHMET AGAH ERTÜRK